TROL AVCILIĞI NEDİR

        
    
    Whatsapp'ta Paylaþ

Trol, trol avcılığı, trol gemisi, trol ağı hakkında merak edilenler…

Çoğunlukla deniz tabanı veya orta su kütlesini tarayarak gerçekleştirilen ve torba benzeri şekle sahip ağlar yardımıyla yapılan su ürünleri avcılığına trol avcılığı adı verilmektedir. Bu amaçla kullanılan ağlar trol ağı, gemiler ise trol gemisi veya trol teknesi olarak adlandırılır. Trol avcılığı tek gemi ile veya iki gemi ile yapılabildiği gibi çoğunlukla kıç operasyonlu olarak yürütülür. Daha az olmakla birlikte yan operasyonlu teknelerle orta su trolü avcılığı da yapılabilmektedir.

Küçük çaplı (30-100 HP) teknelerden fabrika olarak adlandırılabilecek büyüklükte (10.000 HP) olanlarına varıncaya kadar geniş bir kapasite yelpazesine sahip olan trol tekneleri çoğunlukla ticari avcılık için kullanılmakta, az sayıda olsa da bilimsel örnekleme ve araştırma amaçlarına yönelik kullanım alanı bulunmaktadır.

Trol Teknesi

Su kolonunun yüksekliğine bağlı olarak dip trolü veya orta su trolü kullanımı mümkün olmaktadır. Bu seçim aynı zamanda hedeflenen av türü göz önüne alınarak da yapılmaktadır. Bentik trol de denilen dip trolü ile deniz tabanında yaşayan su ürünleri türlerinin (karides, çeşitli kabuklular ve dip balıkları) avcılığı yapılır. Pelajik trol veya orta su trolü ise hamsi, palamut ve uskumru gibi pelajik balıkların avcılığında kullanılmaktadır. Orta su trolüne ait ağların dip trolüne oranla çok daha büyük olması gerekir.

Ağız kısmı daha geniş ve giderek daralan huni şekilli torba formundaki trol ağları halatlarla tekneye bağlanır ve istenen su derinliğinde kalarak çekilmesi sağlanır. Özellikle dip trolünde ama aynı zamanda orta su trolünde de ağız açıklığının korunması ve balıkların torba içerisine yönlendirilmesi amacıyla çoğu zaman metal ve ahşap destekli ağır kapılar kullanılmaktadır. Her iki halatın ilk 1/3’lük kısmına yerleştirilen kapılar yardımıyla sürüklenmekte olan ağın ağız kısmında yeterli yatay açıklık sağlanmaktadır.

Tek Gemili Trol Avcılığı Şeması

Hedeflenen av türüne göre ağ ağzındaki yatay açıklığın yanı sıra dikey yönde de açıklık sağlanması gerekir. Bu amaçla ağın üst yakasında kullanılan yüzdürücülerin fazla olması halinde hız ile birlikte ağ havalanır ve istenen su seviyesinden daha yukarılara çıkarak hedeften uzaklaşılmasına neden olabilir. Bunun önlenmesi amacıyla kimi balıkçılar tarafından metal veya benzeri başka gereçlerle dikey açıklık ayarlanmaya çalışılır.

Tek tekne ile yapılan trol avcılığı daha yaygın olmakla birlikte iki tekne ile yapılan çift gemili orta su trolü avcılığı da zaman zaman kullanılır. Sabit mesafede ve belirli bir uzaklıkta hareket eden iki gemi tarafından çekilen orta su trolü, dünya denizlerinde olduğu gibi özelikle Karadeniz’de hamsi ve palamut avcılığı için kullanılır. Amacın gerçekleşebilmesi için gemi hızının korunması ve eşzamanlı olarak hareket edilmesi gerekir. Bu amaçla gemiler genellikle 2,5-4,0 knot hız ile hareket eder.

Çift Gemili Trol Avcılığı Şeması

Trol avcılığı günümüzde tüm dünyada ve ülkemizde çeşitli protestolara ve tepkilere neden olmaktadır. Deniz tabanını tahrip ettiği ve böylelikle sucul yaşama geri dönülmez zararlar verdiği iddia edilmekte ve bu zararların bir kısmı üzerinde ittifak sağlanmaktadır. Ne var ki dünya üzerinde pek çok kişinin temel besini olan, yine pek çok kişi için de vazgeçilmez bir lezzet olarak kabul edilen çok sayıda su ürününü avlayabilmek için insanoğlunun başka seçeneği bulunmamaktadır.

Trol avcılığı hakkında yapılan suçlamaların bir diğeri ise trol ağlarının ve genel anlamda bu av yönteminin seçiciliğinin düşük olmasıdır. Bunun anlamı ise hedeflenen türler ve bu türlerin yasal boydaki bireyleri dışında istenmeyen türlerin ve büyüklüklerin de ava dâhil olması ve ölmesidir. Yapılan pek çok çalışma trol avı operasyonları sırasında her yıl binlerce ton hedef dışı türün ağlardan çıkarılarak ıskarta olarak denizlere atıldığı göstermektedir.

Dolu Trol Ağının Denizden Alınışı

Av operasyonlarını yürütenlerin daha hassas davranarak daha geniş göz açıklığına sahip ağlar kullanması ve her bir operasyonun süresini daha kısa tutması bu soruna kısmi de olsa katı sağlayabilir. Ancak ticari bir faaliyet olarak sürdürülen avcılık modelleri için ekstra maliyet anlamına gelecek olan bu uygulamaların kendiliğinde gerçekleşmesini beklemek biraz saflık olarak nitelenebilir.

4/1 Numaralı Ticari Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile ülkemizde de trol avcılığına ilişkin ciddi düzenlemeler ve sınırlamalar getirilmiştir. Bunların arasında en belirgin olanı Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının trol avcılığına kapalı tutulmasıdır. Diğer denizlerimizde de çeşitli yer ve zaman yasakları uygulanarak trol ile avcılığın vereceği zararlar minimize edilmeye çalışılmakta ama aynı zamanda denizlerimizde parasal değer taşıyan türlerin ekonomiye kazandırılması sağlanmaktadır.

İnsanlığın dünya üzerindeki her türlü faaliyeti sürekli olarak ekonomik değer yaratma ve doğayı tahrip etme uçları arasında gidip gelmektedir. Trol avcılığı da bu çerçevede bir insan faaliyetidir ve diğer balıkçılık faaliyetlerinden ve başka endüstriyel uygulamalardan çevresel etkiler yönünden çok da farklı değildir. Doğa ve ekonomik değer ilişkisi bilimsel veriler ışığında trol avcılığı konusu da doğru değerlendirilebilmeli ve bu anlamda bir dengenin sağlanabilmesi için optimum nokta hassasiyetle belirlenmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir