Bir çok balık türünün neslinin tükenmekte olduğu yıllardır hep söylenir durur ama pek de umurumuzda olmaz. Dikkate almamız için elle tutulur gözle görülür bir zararını görmemiz gerekmeden uyanabilsek keşke. Evet, ülkemizde balık üretimi sos veriyor. Nesli tükenmekte olanlar bir yana birkaç tür dışında avlanan balıklarda genel olarak bir azalış söz konusu.

Bu kanaate nereden vardığımıza gelince hemen belirtelim ki, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) her yıl olduğu gibi 2013 yılına ait verileri de yayınladı. Girişteki karamsar ifadeler de kaynağını buradan alıyor zaten. Karamsar diyorum çünkü gerçekten karamsar olmamız için çok neden var.

Sanayileşen ülkemizin ve hatta bölge ülkelerinin endüstriyel atıkları, başta Karadeniz olmak üzere Marmara ve diğer denizlere doluyor. Karadeniz giderek oksijensiz bir su kitlesine dönüşüyor. İstanbul Boğazı’na yapılan ve artan nüfus yapısı için elzem olan Marmaray ve benzeri ulaşım amaçlı büyük projelerin göçmen balıkların biyolojileri üzerindeki etkileri hemen hemen bilinmiyor. Yoğun şehirleşme ve kıyılarda şehir ışıklarının yoğunlaşmasının, balıkların göç ve yaşam yerleri üzerine etkileri yeterince araştırılmadığından etkileri üzerinde net bir fikrimiz yok.

2013 Su ürünleri istatistikleri (Kaynak: TÜİK)

2013 Su ürünleri istatistikleri
(Kaynak: TÜİK)

Balıkçılık, bir çok ailenin geçim kaynağı ve ne yazık ki balık üretimindeki azalma sadece bu ailelerin sorunu değil. Kişi başına balık tüketimini arttırmanın yollarını bulmaya çalışırken, hangi balık hangi ayda yenir diyerek tüketimi artırma ve sağlıklı nesiller yetişmesine bu yolla bir katkı yapma çabası içerisindeyken gelen haberler gerçekten üzücü.

Bizleri karamsarlığa iten bunca sebebin ışığında aşağıda linki yer alan TÜİK Haber Bültenini değerlendirdiğinizde konu daha iyi anlaşılacaktır.

http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15933

Bültenin ekinde yer alan deniz balıkları üretim miktarlarını gösteren tablo 2 incelendiğinde görülecektir ki tablo ilk bakışta görünenden çok daha vahimdir. 2012 yılına göre değişim % 6.5’luk bir azalma olarak görünse de aslında fark bundan çok daha büyük. Toplam avlanma ürünlerimizin % 50’sinden fazlasını oluşturan hamsi bir önceki yıla göre diğerlerinin tersine %27 oranında daha fazla avlanmış. Hamsi avcılığındaki bu artış olmasa fark % 6.5 yerine kat kat fazla olacaktı. Hemen hemen bütün türler azalırken tabiri caizse zevahiri bir nebze kurtaran hamsi oluyor.

Tabloda kılıç, kolyoz, kupes ve mezgit avcılığında görülen nispi artışlar dışında pozitif işaret bulmak neredeyse imkansız. Ekonomik önemi olmayan, yıllık üretimi birkaç yüz kiloyu geçmeyen bazı türlerin yüksek artışlarına da anlam yüklemek zaten abesle iştigal olur.

Sonuç olarak balıkçılığımız alarm veriyor. Ülkemizin balık üretimi sos veriyor. Denizlerimizdeki balık stoğu hızla azalıyor. Hangi cümleyi seçerseniz seçin çok tatsız bir durumla karşı karşıya olduğumuz gerçeği yanı başımızda duruyor. Av yasaklarının etkin bir şekilde uygulanmasının yanı sıra belki de başka tedbirlerin de alınmasının zaman çoktan geldi de geçiyor. Gelecek nesillere devredebileceğimiz iyi bir su ürünleri mirasımız bu gidişle olmayacak. Lütfen dikkat…

Paylaşmak Güzeldir
Yazar
TEMMUZ AYINDA HANGİ BALIK YENİR GALAXY S4 VE GALAXY S5 KARŞILAŞTIRMASI
Benzer Yazılar
Bir yorum yazın
Siz de düşüncenizi belirtebilirsiniz.

Web Tasarım Blog Teması Ecce Plus | Tüm hakları © Felix Themes'e aittir.