BARBUNYA İLE TEKİR ARASINDAKİ FARKLAR

        
    
    Whatsapp'ta Paylaþ

Barbunya ile tekir aynı balık mı, tekir ile barbunya aynı mı, barbunya mı tekir mi, tekir nedir, barbunya nedir, barbunya balığı nasıldır, tekir balığı nasıldır, tekir balığı ile barbunya balığı nasıl ayrılır, Nil barbunyası nedir, Nil barbunu ve paşa barbunu aynı mı, Nil barbunyası diğer barbunya balıklarından nasıl ayrılır

Barbunya ile tekir arasındaki farklar konusunda yeterli kaynak bulmak çok da kolay olmamaktadır. Oysa Barbunya (Mullus barbatus) ve tekir (Mullus surmuletus) balıkları biri birine çok benzer ve ayırmak çoğu zaman güçtür. Bu benzerlik onların aynı aileye (Mullidae) mensup olmalarından kaynaklanır. Her ikisinde de açıkça görülen pembe-kırmızı renk hâkimiyeti, bu balıkların en belirgin özellikleri arasında sayılabilir.

Barbunya Balığı (Mullus barbatus)

Barbunya Mullus barbatus

Barbunya
Mullus barbatus

Barbunyanın vücudu yanlardan hafifçe basık bir forma sahiptir. Ancak yine de yuvarlağımsı bir şekilden söz etmek mümkündür. Başı nispeten irice ve oval bir şekildedir. Alın veya burun kısmının dik oluşu oldukça belirgindir. Alt çenesinde diş olmayan barbunyada yanal çizgi aralıksız ve düzdür. Dorsal yüzgeç düz bir renge sahiptir benek bulunmaz.

Ülkemizde Karadeniz’de görülebilmekle birlikte daha çok Ege ve Akdeniz’de avlanır. Ancak barbunyanın asıl yoğunluğu Batı Akdeniz ile Atlas Okyanusunun kuzey batı sahilleridir. Bugüne dek kayıt altına alınmış maksimum uzunluk 33.2 cm olsa da ortalama olarak 20 cm civarında boya sahip olduğu söylenebilir. Ülkemizde 13 cm’den daha küçük barbunya balığının avlanması yasaktır.

Demersal olan, yani dip veya dibe yakın bölgelerde yaşayan barbunyaya 300 metre derinliğe kadar olan sularda rastlamak mümkündür. Bentik organizmalar, yani dipte yaşayan küçük kabuklular, yumuşakçalar ve solucanlarla beslenir. Genel olarak taze tüketilen bir balıktır.

Tekir Balığı (Mullus surmuletus)

Tekir Mullus surmuletus

Tekir
Mullus surmuletus

Tekir balığının gövdesi kolay dökülen pullarla kaplıdır. Kırmızı veya pembemsi rengin hâkim olduğu yuvarlak bir gövde yapısına sahiptir. Vücudun uzun ekseni boyunca devam eden kırmızımsı şeritler birinci dorsal yüzgeç üzerinde de görülür.

Kısmen Karadeniz, Marmara ve Ege Denizinde görülse de, tekir popülasyonu asıl olarak Adriyatik’ten itibaren batıya gidildikçe artmaktadır. Akdeniz’in dışında Atlas Okyanusunun batı yakasında, Kuzey Afrika Kıyılarından itibaren kuzeye doğru, hatta Kuzey Denizine kadar olan alanda yoğun bir şekilde bulunur.

Maksimum 40 cm olarak rapor edilmiş olsa da ortalama 20-25 cm boya sahiptir. Maalesef ülkemizde bu boylarda tekir bulmak neredeyse imkânsıza yakındır. Türkiye’de yasal olarak 11 cm’den daha küçük tekir balığının avlanması yasaktır.

Ortalama 5-60 metre derinliklerde yaşayan tekire 400 metre derinliğe kadar rastlamak mümkündür. Barbunya gibi demersal bir tür olsa da su kütlesi içerisine daha fazla dağılım gösterebilir. Bentik organizmalardan yumuşakça, kabuklu ve solucanlar ile beslenirler. Türkiye’de taze olarak tüketiliyor olsa da başka ülkelerde bunun dışında donmuş olarak da pazarlanabilmektedir.

Barbunya Balığı ile Tekir Balığının Farkları

Barbunya balığının burun kısmı tekire oranla daha diktir. Tekirin başında yatay olarak genişleyen açı barbunyada dik bir şekilde genişler. Bu durum onların baş büyüklükleri ve göz konumlanmasında da farklılıklara yol açar.

Tekirin başı yüksekliğinden uzun iken barbunyada başın yüksek ve daha kısa olduğu görülür. Bunun sonucu olarak barbunyada göz daha önde konumlanmakta ağız göz hizasına kadar uzanmaktadır. Tekir balığında ise ağız, başın uzun olması nedeniyle göz hizasına kadar ulaşamaz.

Ayrıca tekir balığında sakal olarak adlandırılan yapı göğüs yüzgecinden (pektoral yüzgeç) daha uzundur. Vücudun uzun ekseni boyunca uzanan kırmızı kahverengimsi şeritler tekir balığının en önemli özelliklerindendir. Tekir balığının birinci sırt yüzgeci (dorsal yüzgeç) üzerinde koyu renkli noktalar bulunması da onun barbunyadan ayrılmasında önemli bir ayrıntıyı oluşturmaktadır.

Tekir ile barbunya balığı arasındaki bir başka fark ise göz altlarında farklı sayıda pul bulunmasıdır. Tekir balığında göz çukurunun hemen altında iki adet pul bulunurken bu sayı barbunyada üçtür. Ancak her iki balığın pullarının kolaylıkla dökülebilmesi nedeniyle bunu balıkçı tezgâhındaki balıklar üzerinde görme ve karşılaştırma imkânını her zaman bulamayabilirsiniz.

Nil Barbunyası (Upeneus molluccensis)

Nil Barbunyası, Paşa Barbunyası Upeneus molluccensis

Nil Barbunyası, Paşa Barbunyası
Upeneus molluccensis

Yukarıda anlattığımız iki türün dışında ülkemizde avlanan ve tüketilen bir başka barbunya türü daha bulunmaktadır. Ayırt etmek diğerlerine göre daha kolay gibi görünse de burada ondan da söz etmeyi uygun bulduk.

Nil barbunyası, asıl olarak Hint Okyanusu ve Batı Pasifik kökenli olsa da Süveyş Kanalının açılması ile birlikte Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçmiş bir türdür. Barbunya ve tekir ile aynı aileye (Mullidae) mensuptur. Baş yapısının barbunya balığından ziyade tekir balığına benzediği söylenebilir. Alın bölgesi nispeten daha yatay bir şekilde yükselir. Bu baş yapısı dolayısı ile göz daha geride konumlandığından ağız, barbunyada olduğu gibi göz hizasına ulaşmaz.

Vücudu yuvarlağa yakın olan balığın sırt kısmı esmer kırmızı, yan tarafları ise kırmızımsı veya sarımsı bir pembe renktedir. Karın kısmında renk, soluklaşır ve giderek açık bir hale dönüşür.

Ülkemizde Nil barbunyası veya paşa barbunyası gibi isimlerle anılan balığın en belirgin ve karakteristik özelliği göz arkasından başlayıp kuyruk çatalının hemen öncesinde biten sarı veya altın renkli bir şeridin varlığıdır. Taze iken çok daha kolay ayırt edilen bu renkli şerit, balık dondurulduğunda veya uzun süre beklediğinde nispeten soluklaşır.

Nil barbunyası dorsal yüzgeçleri ve kuyruk yüzgeçlerinde taşıdığı birbirine paralel pembe renkli şeritlerin varlığı ile de diğer akrabalarında ayrılabilmektedir. Bu şeritli yapıların da yine bekleme ve muhafaza ile soluklaştığını belirtmek gerekir. Ayrıca Nil barbunyasının hem alt hem de üst çenede dişlere sahip olması bir başka ayırt edici özelliğidir.

Maksimum 22 cm olarak rapor edilen Nil barbunyası, ortalama olarak 18 cm uzunluğa sahiptir. Türkiye’de özellikle Doğu Akdeniz bölgesinde yaygın olarak bulunan ve avlanan balığın yasal olarak 10 cm’den daha küçüklerinin avlanması yasaktır.

10 ile 120 m derinliklerde yaşayan Nil Barbunyası, tuzlu suların yanı sıra acımsı sularda da yaşayabilmektedir. Kıyıların özellikle çamurlu dipleri onların beslenmeleri için uygun ortamlar oluşturur. Hızlı yüzebilen Nil barbunyası beslenme şansı yakaladığında aniden durabilme kabiliyetine sahiptir.

Foto: fishbase.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.