ÖLÜ EVLER

        
    
    Whatsapp'ta Paylaþ

Eski evlerin, mahallelerin restore edilmesi, elden geçirilmesi iyi güzel de, benim içimde bir eksik yan kalıyor hep. Sanki ruhsuzlaşıp ölüyorlar gibi hissediyorum.

Abartılı bir yeni görünüme bürünüyorlar. Sıvalı duvarlar, boyalı pencereler falan derken çok yaşlı bir kadının abartılı makyajla büründüğü hali düşündürüyor. Göreni üzen bir hale geliyor, sevindirmekten ziyade.

Eski de olsa, pencereleri kırık dökük, duvarlarında el ayak izleri de olsa canlıydılar bundan belki de beş on yıl önce ve bence o günlerdeki hallerinde bundan çok daha mutluydu o evler. Çünkü yaşam vardı içlerinde. Yaşayanlar vardı. İnsan sesi vardı. Üzüntüsü sevinciyle insani duygular barınıyordu.

Kiminde bir bebek ağlıyor kiminde yaramaz bir çocuğun ardından fırlatılan terlik camı teğet geçip duvara çarpıyordu. Çoğu yerde olduğu gibi Tarsus’ta bulunan bu evlerin de çoğu boş şimdi. Restore edildiler ama rağbet görmüyorlar yine. Herkes kibrit kutusu misali apartman dairelerini tercih edip gitti.

Canlandırmaya çalışsalar da bu mahalleleri kolay olmuyor bundan sonuç almak. Evler gibi sokaklar da boş ve cansız. Koşturup oynayan çocuk görmek neredeyse imkansız. Bazıları kafe benzeri işyeri yapılmış ama bunların da uzun ömürlü olması çok kolay görünmüyor.

Bir tarih, yüzyıllarca insana tanıklık etmiş eski mahallelere yapılan şey restorasyondan daha çok mezar taşı yapmak gibi geliyor bana. Süslü mezar taşları var ama evlerin canı yok artık. Ölü evler başlığı da bu cansızlığa bir sitemdir zaten. Çocukluğumdan kalan şehrin ölen evlerine, mahallelerine üzüntülerimi bildirmek için…

2 Comments

  1. Tebrik ederim. Duygularınızı gerçekten çok güzel dile getirmişsiniz. Bu evlerin birçoğu tarihi eser konumundaki evler. Bu yokoluşa yetkililerin biran önde müdahele etmesi lazım. Saygılarımla.

  2. Tebrikler çok güzel yazı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.