OTOLİT (KULAK TAŞI) NEDİR NE İŞE YARAR

        
    
    Whatsapp'ta Paylaþ

Otolit nedir, kulak taşı nedir, otolit ne demek, otolit taşları nerede bulunur, otolit taşları ne işe yarar

Yakın plan otolit

Yakın plan otolit

Otolit (otolith), Latince kökeninde οτο-, oto, kulak ve λιθος, lithos, taş, kelimelerinden türemiş ve bugünkü dilimize kulak taşı olarak çevrilebilecek olan biyolojik yapıdır. Balıklardaki yapısı ve işlevi ile ilgili olarak konuya devam edecek olsak da bu yapının sadece balıklara özgü olmadığının altını çizmek gerekir. Balıklar, amfibiler, sürüngenler, memeliler ve kuşlar benzer yapıları duyma ve denge işlevleri için kullanmaktadır.

Otolitler veya diğer adıyla kulak taşları, kıkırdaklı balıklar olarak bilinen vatoz ve köpekbalıkları ile çenesiz balıklar haricindeki tüm balıklarda bulunur. Beyaz renkli ve kalsiyum karbonat (CaCO3) yapısındaki bu taşların oluşumunda çeşitli endolenfatik birikimlerin etkili olduğu bildirilmektedir.

Balıklarda beynin altında, yumuşak ve saydam bir yapıda olan iç kulak kanalının içerisinde yüzer bir halde olan otolitler, kafatasına yapışık durumda değildir. Balıkların denge sağlama ve işitme işlevlerinde fonksiyon üstlenen otolitlerin, onların yaşamları hakkında son derece benzersiz ve değerli bilgiler sağlaması bizim için çok önemlidir.

Balıklarda farklı büyüklüklerde 3 çift otolit bulunmaktadır. Bunlar Sagittae, Lapilli ve Asteriscii olarak adlandırılır. İçlerinde en büyük boyda olan Sagittae, balıkların yaş tayininde kullanılması bakımından oldukça önemlidir. Diğer iki otolit ise daha küçüktür ve çoğu zaman yaş tayini için kullanılmaz.

Otolitlerin balık yaşı tayinindeki işlevlerinin yanı sıra onların hayat evrelerindeki pek çok detaya bu taşlar aracılığı ile ulaşmak mümkün olmaktadır. Balıklardaki otolitler hakkında farklı üniversite ve araştırma kuruluşlarında yürütülen çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda özellikle balık larvalarındaki otolitler üzerinde çalışmaların yoğunlaştığı söylenebilir.

Otolitler, balıkların büyümesi sırasında içten dışa doğru halkalar halinde büyür. Bu büyüme bir ağaç gövdesinin kesilmesiyle oluşan halkalarda olduğu gibi katman katman olmaktadır. Yaş halkası olarak adlandırılan bu halkaların balık larvalarında gün bazında halkalardan (daily ring) oluştuğu mikroskop altında yapılan incelemelerde anlaşılmaktadır. Bu halkaların yapısının incelenmesi ile elde edilen verilere bir örnek oluşturması bakımından söz etmek gerekirse, taşların barındırdığı O2 izotoplarından tatlı su ile deniz arasındaki göç detaylarının bile belirlenebilmesi mümkün olmaktadır.

 

Balıkların büyümesi ile yaş halkalarının genişlemesi doğru orantılı olmaktadır. Besin faktörlerinin yoğun bulunduğu ve balıkların iyi beslendiği mevsimlerde halkaların hızla genişlediği, bunun tersinin söz konusu olduğu durumlarda ise halkaların yavaş genişlediği tespit edilmiştir. Bu çerçevede otolitler üzerinde nispeten dar olan bir kış ve daha hızlı genişlemiş bir de yaz halkasının bulunduğu söylenebilir. Bu durumda bir dar ve biri geniş iki halkanın balıkta bir yaşa karşılık gelmesi söz konusudur. Bu ve benzeri tespitlerin balık ve otolitin büyüklüğüne göre kabaca göz ile yapılması mümkün gibi görünse de sağlıklı sonuçlar alabilmenin yolu mikroskop altında yapılan incelemelerden geçmektedir.

Balıkların yaş tayini gibi bilgiler, otolitlerden bu kapsamda elde edilebilecek bilgilerin en küçüğüdür demek mümkündür. Kalsiyum karbonat kristallerinin oluşumu sırasında, bağ yapısına dâhil olabilen çeşitli elementlerin varlığından hareketle balığın yaşamının hangi evresinde hangi sularda bulunduğu, dolayısıyla hangi göç yolları üzerinde hareket ettiği tespit edilebilmektedir. Ayrıca bu göç yolları üzerindeki iklimsel ve besinsel koşulların durumuna dair pek çok veri, yine bu incelemeler sırasında elde edilebilmektedir.

Tüm bunlara ilaveten paleontolojik açıdan da otolitlerin büyük önemi bulunmaktadır. Fosilleşmiş bir organizmadan alınan otolit yapısının mikropaleontolojik inceleme ve araştırmaları sonucunda tarihsel süreçlere dair çok derin bilgilere erişmek mümkün olabilmektedir.

Tüm bu veriler ışığında eşkina taşı, minekop taşı, granyöz taşı vb. adlar altında pazarlanan taşların yeniden değerlendirilmesi ve daha bilimsel bir çerçeveye oturtulması gerekmektedir. Her balıkta bulunan bir taşın, sadece bir türe özgü ve hatta şifalı gibi sunulması, bilimsel açıdan izaha muhtaç bir konudur.

Ayrıca otolit ile ilgili daha fazla bilgi, fotoğraf veya video görmek isterseniz aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

https://en.wikipedia.org/wiki/Otolith

http://elearning.uaf.edu/cc/otolith/whatis.htm

http://www.imr.no/nyhetsarkiv/2009/september/akustikk_og_oyrestein_langs_kysten/nb-no

http://web.firat.edu.tr/ffmu/19-3/3_%20bostanc%C4%B1.pdf

http://dergipark.ulakbim.gov.tr/yunusae/article/view/5000036914/5000035787

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.