YILAN BALIĞI

        
    
    Whatsapp'ta Paylaþ

Yılan balığı nedir, yılan balığı yenir mi, yılan balığı lezzetli mi, yılan balığı ne zaman yenir, yılan balığı yaşam döngüsü, yılan balığı zehirli mi

Yılan balığı (Anguilla anguilla) (European Eel), katadrom bir tür olarak dünyanın en ilginç göçlerinden birine imza atmasıyla ünlü bir balıktır. Katadrom türler, asıl yaşamlarını tatlı suda geçirirken üreme dönemlerinde denizlere, yani tuzlu suya geçen balıklardır ve yılan balıkları bunların en önemlilerinden birisidir.

4°C ile 20°C aralığındaki ılıman sularda yaşayan yılan balığına, özellikle kuzey yarım kürede Avrupa ve Amerika kıtasının arasında kalan alanda rastlanır. Atlantik’ten Karadeniz ve Kuzey Denizine uzanan bu alan ciddi genişliğe sahiptir. Bugüne dek rapor edilen azami boyu 133 cm olsa da çoğunlukla 35-50 cm aralığında ortalama boya sahiptir. Yayınlanmış maksimum ağırlığı 6.6 kg olan yılan balığının 88 yaşına kadar yaşayabildiği kayıtlara geçmiştir.

Yılan biçimli gövde yapısı ile bilinen yılan balığı 110-120 omura sahiptir. İnce uzun gövde yapısı, benzer yapıda balıkları tarif ederken anguilliform gövde olarak nitelenir. Alt çenesi üst çeneye oranla biraz daha uzun ve çıkıntılıdır. Dorsal ve anal yüzgeçler vücudun arka bölümünde kuyruk yüzgeci ile birleşir. Yılan balıklarının kara ve su yılanları ile herhangi bir bağı yoktur.

Yılan Balığı (Anguilla anguilla) Kaynak: fishbase.org

Yılan Balığı (Anguilla anguilla)
Foto: fishbase.org

Başlangıçta dünyanın en ilginç göçlerinden birisine imza attığından söz ettiğimiz yılan balığı, Batı Atlantik’teki Sargasso Denizinde yumurtlar. Bu durum, tüm Avrupa tatlı sularında yaşayan Anguilla anguilla bireyleri için geçerlidir. Üreme yaşına erişen yılan balıkları içgüdüsel olarak tatlı sulardan denize yönelir ve bilinmeyen bir rehber yardımı ile Sargasso Denizi’ne yol alır. Binlerce millik bu yolculuğun seyri ile ilgili çeşitli iddialar olsa da bilim dünyasının açıklamakta zorlandığı olaylar arasındaki yerini muhafaza etmektedir.

Son yıllarda yapılan bazı DNA çalışmalarında yılan balıklarının Avrupa genelinde üç ayrı alt türünün oluştuğu ve diğer bazı türlerle gen alışverişi yaşandığı ortaya konmuştur. Genel olarak yılan balığı neslinin devamında sıkıntılar yaşandığından dolayı uluslararası ticaretinde çeşitli kısıtlamalar uygulanmaktadır.

Yılan balığı larvalarının tersine göçü, yani Sargasso Denizinden Avrupa nehirlerine dönüşü, çok daha etkileyicidir. Hayatında hiç görmediği, bulunmadığı bir habitata toplu halde yönelmesi ve böylesine uzun bir yolculuğu gerçekleştirmesi, söğüt yaprağını andıran larvalar için gerçekten de inanılmaz bir olaydır. Çoğunlukla 7-11 ay süren ama bazen 3 yılı bulan bu yolculukta Gulf Stream akıntılarının katkısı yadsınamaz. Şeffaf bir şerit olarak başladıkları yolculuğun sonunda yılan balıkları, 6-8 cm uzunluğunda, silindir şeklinde ve hafifçe renk pigmentleri ile renklenmiş olarak Avrupa nehirlerine girer.

Yılan balığı, 20 yıla yaklaşan yaşam süresi içerisinde pek çok şekil ve renk değişimine uğrar. Kimine gümüş renkte kimine sarımsı renkte rastlamak şaşırtsa da aslında onlar aynı balıkların farklı evrelerini temsil eder. Eşeysel olarak olgunlaşan yılan balıkları yolculuk boyunca kullanacakları önemli bir yağ kütlesine sahip hale gelmiştir. Predatörlerden korunmak amaçlı olarak çoğunlukla geceleri yapılan yolculuk, 5.000-6000 kilometrelik uzun ve macera dolu bir parkurda gerçekleşir.

Sargasso denizinin 20°C-25°C arasındaki ılıman suları, sadece sıcaklık açısından değil, diğer pek çok parametre açsından yılan balığının optimal üreme koşullarını sağlayabilmektedir. Bu ortamda Mart-Haziran ayları arasında ve yaklaşık 600 metre derinlikte yumurtlayan balıklar için artık hayat sona ermiştir.

Üreme ortamının her türlü koşullarını uzun yıllar boyunca laboratuvar şartlarında sağlamaya çalışan bilim insanları, onların üremesini sağlayamamıştır. Biyolojik güvenlik açısından Avrupa’daki yılan balığı popülasyonu giderek azalmakta ve bu çabaların sonuçsuz kalması, göç yollarındaki yılan balıklarının işini daha da zorlaştırmaktadır. Doğal düşmanlarına eklenen insan neslinin giderek artan sayısı ve iştahı onların en büyük handikapı haline gelmiştir. Yapay üremenin temin edilememiş olması sıkıntının giderek büyümesine neden olmaktadır. Ülkemizde yasal olarak 50 cm’den daha küçük yılan balıklarının avlanması, alınması, satılması yasaktır. Bu ve benzeri yasaklara uymak balık neslinin devamı için son derece önemlidir.

Yağlı ve lezzetli bir balık olması yılan balığına olan talebi arttırmaktadır. Füme, dondurulmuş, kurutulmuş, tuzlanmış olarak tüketilebilen yılan balığı, ülkemiz alışkanlıkları paralelinde çoğunlukla ızgara veya kızartma şeklinde yenmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.